"Bacaklarıma kara dut bulaştırmışım, kan değil" demişti Başka insanlarla eşit olmak için yaratmadım ben kendimi Nereye doğru delirmişti, nereye doğru acaba? Tahayyül ve obsesyon Düşünceleri ele geçirmişti bedenini Neyle boyamıştı acaba içini, neyle? Şehvet ve ölümle galiba Damarını kaderle kesmemişti ve kendi kesmişti göbek bağını Kaç parçaya yırtmıştı kendini acaba, delinin tekiydi İnayetini sorguluyordu sürekli insanlığın Saçmadan başka bir şey bulamamıştı sonunda Çok geçti her şey onun için, kurtulabilecek gibi değildi Gerçekle ilgisi kalmamıştı zihnindeki anıların Rotası yoktu gemisinin, köpekbalıklarına atmıştı kendini beslemek için Titrek sesi nerdeyse ağlatırdı beni Güzel, alto, titrek sesi Yılgındı nefesi ama heyecanla konuşurdu Yoktu hiçbir şeye saygısı Kızgındı, öfkesi basardı yüzünü, kıpkırmızı ederdi Sevişirkenki seslerine bayılırdım ama Kalbi hep siyaha düşüyordu iniltilerinin sonunda İnancı da yoktu bana, sadakati de Yatardı başkalarıyla da Olsun, severdim onu Sıtmaya razı ederdi beni, ölümü gösterip Manik şeytan, depresif melekti aynı anda Artık yok o Olsun, anısı var bende İyi kızdı aslında Olay o kadar basitti ki Kalbi yumuşak diye öyle biri olmuştu Ben bilirdim, o bilmezdi bunu Keşke bunu söyleseydim ona zamanında Keşke