"Ölmüştür ne sağdır Ne ölmüştür ne sağdır" Adım Zebercet On sekiz gün var daha, ne gereği var bunları yazmanın? Neden? Neyi bekliyorum? Evinde patlayan bu maytabın, fitil de ben Yerel bir gaz'te yazdı, görmedin mi lütfen? O parkta ben şiir, tabanca parlatırken Gözetleyen biriydi maalesef senin çocuk Ulan bu tahminimden öteye çıkmış'ın ki sen Kaydırakta dak'kalarca dertleşildi resmen Asalet rüzgarında bahane bulma Ceplerimden eksik olmaz talaşlı kuru kafa Hassiktir, birazdan bur'da yağmur başlar Çam dibinde basiretsiz arkadaşlarım var Gölgelerde dahi kimse bana inanmaz Eğer ki varsa sende kan damarda durmaz Nasıl bir sirke geldik, nasıl bir karnaval bu? Kafatasında şarap içen krallar ölü bulundu Aynı heykelin gözü yılanla doldu Her bir şeyler oldu da hâlâ yaşıyor ko'du'mun oğlu Beşinci sayfa, son paragraf ortasında Oraya gelmediyseniz ben yakında Ensenizde en günahkâr her soluk benimdir Sen de söyle, kim bu ciğeri kaç yerinden deldi? (Kaç) O tahtadan kılıç ve tahta mınçıka En siyah takımla ben ve cinnetim kapında Eksi on beş olmadan o evde kimse donmaz Bunu hatırlayıp da es geçersem işte olmaz Kabileden topal savaşçı, sakat bi' at bul Bende koltuk değneğiyle kör bi' balta cepte İcabında kan dökülsün, bitmesin gece Tek bi' desturun peşinde tek bir hamle (Tek) Bana müsaade, karnımızda bin kılıç Kafamda net mekan yok, evler hep soğuk Kafamda net zaman yok, aylar hep kasım Soran olursa söyle: "Ne ölmüştür ne sağdır"