Göt kadar bir mutfak, reçel dışar'da kalmış Sinekler bu yüzden beni pek severler Onların da sevgisi bizimkiler misali Yani karşılıksız az biraz da şüpheci Sinekler or'da yolunu bulsun Ben odamda yeni taşındığım mekanda geçirdiğim bir hafta sonrasında konuşacak bir kimse bulamayınca muhabbetim de tavana vurdu dört duvarla Üst katımda mesleğinde yeni ve fazlasıyla taş bir hemşire Bu ara tek umudum kendisi Bir de bekar olması tabii Ayrıca yan tarafta başıma çok büyük bela teşkil edebilen orta yaşlı dallama Bu iki zatî muhterem dışında başka kimse tanımamıştım İlk bir hafta birkaç sabah işe gitmeden hemşireyle karşılaştım fakat sonuç sıfır Çünkü kendisi burnu tavana, götü de bur'na değecek ölçüde kendinden emin Ve ben güveni yıllar evvel kırk civarı talebenin dandirik bir amfide bana pişkin pişkin gülmesiyle ayaklar altı paspas etmişim Bunlar ayrı mevzular Şu an cesaretim yitik Açılmayan bu kolilerim ve ben yeni hayata Evde şuuru kaybolan bu kör sineklere "Merhaba" dedik Bu akşam gene mesaide kör sinekler El sürülmeyen, o canıma kastı yüksek ökçeler Açılmayan bu kolilerimde gizlenen şehirler Utanmadan bir oldular (Bana kıydılar) Bu akşam gene mesaide kör sinekler El sürülmeyen, o canıma kastı yüksek ökçeler Açılmayan bu kolilerimde gizlenen şehirler Utanmadan bir oldular (Bana kıydılar) Buraya gelmeden o derme çatma mola yerinde Leş kokan bir tuvaletin içinde bol düşündüm, anladım Bir ara muntazam şekilde parçalandı bağrım Sonrasında zahmet etmeden, bir gram düşünmeden şu bağrıma sinsi sinsi sokulan bir pislik Açıklamakta mümkünat yok ancak Mazi dahilinde var kafamda tek bir tabir "Kabir azabıdır derim", yeterlidir Bekledim, or'da fazla bekledim Ayakta zor duran bu dangoz aklıma fevkalade çelmeler yedim Hiç gocunmadan derim: "Hepsi iltifata tabidir, teveccühünse bur'da kafi" Gözümü duvara mıhlamış angut angut bakıyorken düşündüm bunları Beni yerimden oynatıp düşünmekten kurtaran en sonunda siftah yapan evin ziliydi (Minnettarım) Bu akşam gene mesaide kör sinekler El sürülmeyen, o canıma kastı yüksek ökçeler Açılmayan bu kolilerimde gizlenen şehirler Utanmadan bir oldular (Bana kıydılar) Bu akşam gene mesaide kör sinekler El sürülmeyen, o canıma kastı yüksek ökçeler Açılmayan bu kolilerimde gizlenen şehirler Utanmadan bir oldular (Bana kıydılar) Panikledim Herhangi bir vesile yok tamam da Telaş denen bu bok tepemde gezelemekte bolca Çaresiz telaştı yanıma şimdi tek bi' yoldaş Sağ elimse tam zamanlamayla kapı kolunda Yalan lüzumsuz, hakkaten şaşırdım Aksi yönde iddia, bil ki; "Külliyen palavra" Zoraki bir tebessüm, zoraki bir selam "İçeri buyuralım" demekse ağzımdan çıkan yalan (Kelam) Şöyle bir bakındı çıktı, "Bana geçe'k'" dedi "Ulan,..." dedim içimden "...sen olmasaymışın da keşke geleymiş hemşire" Fakat yok işte, bu adet hiç bozulmaz Ömrü billah her bir yerde beni bulur sap Baktım hiç kaçış yok; küfredip de kapıyı çektim Ayaklarımda terlik Sineklerimse pek tabi ki gene peşimde Acizane bense yan taraftaki orta yaşlı dallamanın evinde