Gidiyorum ben, mazur görün beni Ve hatta bi' ömür bağışlayın beni Düşmeye meyilli karanlık adımlar Elbet anlar onlar, iyi ki vardılar Eskidi gözlerim, hezimetlerim hazin Haziran sıcaklarında gittiler öğleyin Buz tutardı önce çocukların gözleri İçimde ölenlerin kimliği belirsiz Düşmeye meyilli karanlık adımlar Burnu çok kanardı Yakup'un her akşam At mezarlarında yorgun, hayli bitkin Çokça içtim en az dedem kadar Manavda gördüğüm çok eski terazi Karpuza saplanan bıçaktaydı gözlerim Bıraktı o arkasında bilardo eldivenleri Gündüz haberleri, olaylı kongreler Hüzün bi' çocuk şarkısı, belki ani bastıran kar Hatta kırık yelkovanlı bir saat Ve sağlı sollu tüm bu yollar hep çınarlı Hepsinde kuşluk vakti eski bir ben asıldı Sorulmadan son isteği gözlerinde saklıdır kin Belli belirsiz bir tebessümde gizli Ben artık kalbi taş, tahta bacaklı korsan Unutmamakla lanetlendim eski bi' akşam Gidiyorum ben, mazur görün beni Ve hatta bi' ömür bağışlayın beni Düşmeye meyilli karanlık adımlar Elbet anlar onlar, iyi ki vardılar Eskidi gözlerim, hezimetlerim hazin Haziran sıcaklarında gittiler öğleyin Buz tutardı önce çocukların gözleri İçimde ölenlerin kimliği belirsiz Gözlerimde yarım asırlık uykusuzluk Şuuru kaybolan ömürde gizli gözaltıydı bu Kendi hayatımda nezaret Gaz'te arşivlerine gömüldüm kendimden ürkerek Cebimde bahardan kalan bir avuç çekirdek Yılları katledişten ağır müebbet Gözüm yırtılır sabahların kör aynasında Uzak semtlerin tuhaf pazarlarında Boğuldu güzel günler paslı bi' telle Komşular tuhaf bakardı o günlerde Güzel sofralar, silindi rüzgâr Akşamüstlerinde sararmış güneşlik Saygıyla yenildik, unutmak istedik Yabancı değilsin, bunu bil istedim "Korkarım" diyemem, yazamam böyle şeyler Gözlerim maalesef mecburi istikamet Gidiyorum ben, mazur görün beni Ve hatta bi' ömür bağışlayın beni Düşmeye meyilli karanlık adımlar Elbet anlar onlar, iyi ki vardılar Eskidi gözlerim, hezimetlerim hazin Haziran sıcaklarında gittiler öğleyin Buz tutardı önce çocukların gözleri İçimde ölenlerin kimliği belirsiz