Che obichash ti lyubima neobichana That's just the way it is I got the wild style, always been a foul child Life on earth is just a death sentence To maintain everyday Dealing with these That's just the way it is Arı kovanlarında görüyorum ballı parmak Öyle bilemişim ki dişleri beraber hırlayak Ömre renk veren duvara dayalı bardak Yıldızlar mı, mermiler mi; hangisiydi parlak? İyiden iyiye yanıyor conta kayabaşında Dedemi görüyorum tüfekli köyün meydanında Dak'kasıyla yapışır aklına, odaklanır bana Bi' dak'ka bekle, geliyorum kemik saymaya "La sol vidados sabra gari paydos" Fazla inanç yüklüyüm ve sebebi Derrick Rose Kuvvetle muhtemel biri bu akşam ölecek Ölürsen gebertirim seni, bu da bir gerçek Bana bir söyle niçin gülüyorsun, sebep ver? Sanki katil görmedin mi Avanak Apti izleyen? Yüzümü yıkıyor şimdi zerre tanımadık biri Soruyor "İyi misin?" Ayıpsın, fevkaladeyim That's just the way it is I got the wild style, always been a foul child Life on earth is just a death sentence To maintain everyday Dealing with these That's just the way it is Sabırla saydım hepsini, yetmiş altı yıldız Koluma her günüm bir yıldız, hafızam cılız Benim için bu an radyodan gelen o gol sesiyle mutlu insan İhbiramdan kutsal Buraya nereden gelmişim? Hatırlamak zor Öyle fazla yürümüşüm ki, ayak çeker bir ton Hangi evde yaşıyordun? Hatırlamak zor Tüm şehirde çalıyor şimdi aynı gramofon Önce al derin nefes, sonra vazgeç Demiştim işte "Bir gün geleceğim er veya geç" Sözümde duruyorum çünkü kafaya koydum Ederken intikam yeminleri sade kusuyorum Çeliyor aklımı bir merminin parlaklığı Söndü mermiler ve yıldızlar parladı Hemen mi caydın, neden bu denli kaçtın? Öyle güzel uyuyordun ki vurmaya kıyamadım That's just the way it is I got the wild style, always been a foul child Life on earth is just a death sentence To maintain everyday Dealing with these That's just the way it is That's just the way it is I got the wild style, always been a foul child Life on earth is just a death sentence To maintain everyday Dealing with these That's just the way it is Dobŭr vecher, moya obich nesbŭdnata Moya obich, leka nosht Moya obich, leka nosht Gözlerini kapat Beni göremezsin ama ben varım, buradayım Bravo! Nalkapon'dan üç kuponla vurmuşum vole Gölgeden jiletler ellerinde Çok merasim izledim bu bahçelerde Kibrit hep benimle pantolon cebinde Elimle duvara gölgeden vapurlar Terane belli, boş sokakta ıslık çaldılar Ve söyle, sence tüm sokakta ben miyim duyan? Biliyorum ki beni yakan bu boş kuruntular Bilardodan çıkarken elli kez bakındım Dışarda her zamanki bol küfürlü kalabalık Tek tük arabalar ve akşam üstü lambalar Şarkılar da duydum or'da alakam olmayan Bur'da tek bi' radyo var ve şarkılar tükendi Hep yol üstü uğrarım Ayaz Meyhanesi Toplu baksan or'da yoktur on müdavimi Bense ben dışında tanıyordum sade bir kişi Örtüler yeşil, kadehler aynı Artık aynı yerde kaldık ayrı gayrı Alışmadım bu tek tabanca onca akşama Dak'ka başına durmadan içimden konuşmaya Ne yadigârı? Dükkânın camında simsiyah şeritler Karşı evde sallanan şu perdeler Burada tek bi' dak'ka dahi durmak istemem Çünkü her tarafta gördüğüm çalıntı gölgen Desem ki: "Bana bi' yer bulun, bur'da eskidim" Çınarlı Meydan ardı fotoğraflar ezdim Ve gördüm orda bak tutuştu şimdi perdeler Çınarlar arkasında yükselen alevler "Yok" dedim, her ne söylemişse aklım ona bi' dur İçimden her geçen sade bir kuruntudur Bağıra çağıra koşturanlar kimdi gördüler Avuç kadar şehirde yükselen sirenler [siren sesleri] İnanma! "Açık" deyim ki bakma sen bana Genelde üç lafımdan biri palavra Hani dedim ya "Tanıyodum sade bir kişi" Al sana yalanlarımdan en basit bi' tanesi Dumanlar her tarafta, dört bi' yanda kül kokar Sabit heykel arkasında var buluşma Her akşam aynı yerde ahbabım kumarbaz Yanımda kim gelirse şansa davet olmaz O akşam ayrı, eski gas'te sayfası Tarihiyse belli "15 Eylül '66" Kimdin aslanım? Neden ki bur'da ben tekim? Ve n'için elde sen bi' gas'te sayfasıyla geldin? Anladım, baya bi' sonra farka vardım Hesapta yokken hiç vardı şimdi sırdaşım On hafta evvel arkadaş gömen bu ben Islığın peşinde çalıntı gölgen Hadi iyi geceler Eyvallah, güle güle, güle güle