Üç parmaklı eldiven ve ikisi yandı katalitik Önünde bağdaş kurup sırra kadem basan kumandayı Kıyafeti yanımdan kurtaran akut Görmezden gelir beni üstüm mandalin kabuk Bileklerime kan biriktiren Casio'dan durum raporu geciktin Oysa ben kapı kolundan bir işaret beklemiştim Koli bantlarıyla mühendis İnsanı bezdirir bir akşamüstü gazetelerde havadis Öyle sanma hem hayat bu belli olmaz Ben bu restoranda karşılaştım bahşiş yerine on'la Merhumun yüzü biraz Ankara gündüzüydü Dokuz beş nizami tiyatro elbette zorla Ben bu şehre en vefasız oldum Rast gelince eski dostların hep adını sordum Bileklerime kan biriktiren Casio'dan durum raporu geciktin Bir dak'ka sonrasında unutmuştum öfkeliydim Çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık Bi' bitse rahat etsem sürem yoktu merhabalık Kâh sol omzumda kâh bir ahbabın çakmak cebinde dörde katlanmış para Çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık Bi' bitse rahat etsem sürem yoktu merhabalık Kâh sol omzumda kâh bir ahbabın çakmak cebinde dörde katlanmış para Neden bıçak konulur ölülerin de karnına? Öyle pireli yorganım ki yaksalar da kızmam Gömleğim de kravatım da dak'ka başı sayıklar Bazı akşam elbet ölürken de konuşur insan Yüzümde beş belalı gölgelerle sızmak Üstelik de bunu yaparken rüya kanatmak Demek bi' akşam kim demiş ki on yaz önce Karşılaştık tüm çalıntı gölgelerde Bu laflar hep terane sırf lakırtıdır beyim Asıl bir şey diyeyim ki uykularda gelmeyin Oysa bomboş evlerin salonlarında Muşamba örtülerle kaplı kirli sofralarda Geldiler paketler elde bıçaklar karında Korkağım bundan isterim ki gelmesin gece Çıkmasın şu bardak ortaya çünkü Merhumun çalıntı gölgesi bu evde hâlâ Çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık Bi' bitse rahat etsem sürem yoktu merhabalık Kâh sol omzumda kâh bir ahbabın çakmak cebinde dörde katlanmış para Çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık Bi' bitse rahat etsem sürem yoktu merhabalık Kâh sol omzumda kâh bir ahbabın çakmak cebinde dörde katlanmış para Pek düşündüm korkulardan uzak bir yer var mı? Kangrenli ventriküllerin tam ortasında Öyle görünmezdim orada öyle tam takır Güz yağdı kirpiklerime eylülün tam ortasında Vurdum kafayı yattım saat bir değilken Gördüklerim rüyamın tam tabiri değilken Bilmiyorum niçin yaptığımı durduk yere Neden kurtardım bu kenti ben fatihi değilken? Neyse ne bir çirkin aynadan bir fayda yok sana Dışarıdan bakan adam bakar bir bok sanır Aklım kabul etmeyip tüm tahliliyle yok sayar Ben istisnayım kör talihiyle noksana Çünkü ten rengim eflatun kum tanesi Cehennemin sınır kapısından cennete düşüyorum Kuzey kutbu mevsimini sürme yaptığın şu gözlerinle Öyle bakma aynaya üşüyorum Çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık Bi' bitse rahat etsem sürem yoktu merhabalık Kâh sol omzumda kâh bir ahbabın çakmak cebinde dörde katlanmış para Çınar dibinde süslenen mezarda kalabalık Bi' bitse rahat etsem sürem yoktu merhabalık Kâh sol omzumda kâh bir ahbabın çakmak cebinde dörde katlanmış para