Oysa sımsıkı tutmuştum bu hayatın elinden Ölüm bile korkmuştu benden yeri geldiğinde En karanlık hallerimde dahi gülümsemeyi bildim Ancak şimdi gel bir gör ki bir boşluk ellerimde Belki elle gösterirler yıllar sonra halimi Bir köprü altında uzanmış yatan cansız bedenimi Saç sakal karışmış ve gözlerimde bir bakış Hiç bir zaman anlatılanı anlamadın der gibi Hoş geldin ölüm ve hoş geldin sonum Boş verdim artık nefes almaya bir kolum Kopuk zaten asılmam gereksiz umudun peşinden Gururumda kalmadı ve duygularım donuk Gelip geçen zaman beni delip deşen kurşun oldu Elbetteki yeri geldiğinde bende kurşun oldum Gülüp geçen dostum vardı gün gelince pişman oldu Sönüp giden sizlersiniz ben yeniden doğdum Hayat bu zordur anla Yaşamak için doğdum sanma Huzur yok,uzun yol Hep ayrı başlangıçlar ardından hep aynı sonlar Aslında çok fazla geçmedi üstünden o gecenin Yani 14 nisan 1983'de bir elin beni tutup da Sorgusuzca boşluğa fırlattığından bu yana (aaaaggh) Bir bebek karanlığın tam ortasında uyanan Evet o benim,düşmem için miydi emeklememin nedeni Yürümeden? dahada fazla büyümeden bırakmak istedim Hayatın ellerinden olmadı Ve derdim neydi kimse merak edip sormadı Kefen yerine beyaz sayfalara sarılsın bedenim Yanıma bide kalem gömün ben gidince sevgilim Ve gözlerinden akmasın bir damla yaş bir damlam var Belki kaybolursam (kaybolursam) anlarlar Ben (ben) koparcasına sallanıp da sendelerken Onlar karşımda çakılı bir çiviydi sanki dimdik Ben (ben) sorarcasına baktığımda gözlerinde Hep aynı boş ifade hoşça kalın şimdilik